opening bank account Türkiye

Muris Muvazaası Nedir?

Muvazaa, sözleşme taraflarının aslında yapmak istemedikleri bir işlemi üçüncü kişileri aldatmak amacıyla yapmalarıdır. Muvazaalı işlemin tarafları aslında hiçbir işlem yapma iradeleri olmadan görünürde bir işlem yapabilecekleri gibi yapmak istedikleri işlemden farklı bir işlem yapmış gibi bir görünüm de yaratabilirler. Bu makalemizde “Muris muvazaası nedir?” sorusunun cevaplarının yanı sıra konunun diğer detaylarına da değineceğiz.

Mutlak muvazaa, tarafların hiçbir işlem yapma amacı olmamasına rağmen görünürde bir işlem yapmasıdır. Nispi muvazaada ise tarafların bir anlaşma yapma iradeleri vardır fakat dış dünyada bu iradelerinden farklı bir anlaşma yapmışlar gibi göstermektedirler. Yani nispi muvazaadan bahsedilebilmesi için bir gizli işlem bir de görünürdeki işlem olmak üzere iki işlem olmalıdır. Örneğin taraflar arasında aslında bağış sözleşmesi yapılmasına rağmen bu sözleşmeyi üçüncü kişilere satış sözleşmesi olarak yansıtırlarsa nispi muvazaadan söz edilecektir.

Miras bırakanların mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlemlere başvurduğu sıklıkla görülmektedir.  Miras bırakanın bazı mirasçılarına diğerlerinden daha çok mal bırakmak istemesi de muris muvazaasının sebebi olabilir.

Miras bırakanın sağlararası karşılıksız kazandırmaları mirasçıların saklı payını zedeliyorsa tenkise tabi oldukları ölçüde terekeye iade edilecektir. Eğer miras bırakan mirasçılarından birine karşılıksız kazandırma yaptıysa kazandırma denkleştirmeye tabi olacaktır. Miras bırakan, yaptığı bu kazandırmaların tekrar mirasçılarına geri dönmesini engellemek amacıyla muris muvazaası yoluna başvurmaktadır.

Muris muvazaası, hukukumuzda açıkça düzenlenmiş olmadığından içtihatlarla gelişmiş ve kurumsallaşmış bir kavramdır. Dolayısıyla hangi hallerde muris muvazaasından bahsedilebileceği, miras bırakanın mirasçıyı aldatma kastı olduğunun kabul edilmesi için hangi kriterlere bakılması gerektiği de Yargıtay kararlarıyla gelişmiştir.

Hayatın olağan akışı, miras bırakanın görünürdeki işlemi yapmakta haklı bir sebebinin bulunup bulunmadığı, davalının alım gücü olup olmadığı, miras bırakan ile sözleşme yapan üçüncü kişinin arasındaki yakın ilişki, taşınmaz devirlerinde alıcı olan üçüncü kişinin aracı malik olarak kullanılması gibi durumlar miras bırakanın asıl iradesinin ne olduğu konusunda yol göstericidir. Örneğin maddi durumu çok iyi olan ve paraya ihtiyacı olmayan miras bırakanın hiçbir sebep yokken taşınmazını üçüncü bir kişiye satması; maddi durumu iyi olmayan birinin miras bırakandan taşınmaz satın alması gibi işlemlerin muvazaalı olduğu söylenebilecektir.  

MURİS MUVAZAASININ GÖRÜNÜM ŞEKİLLERİ

Muris muvazaasının en sık görünen şekilleri, aslında karşılıksız olarak verilen bir taşınmazın tapuda satış yapılarak devredilmiş gibi gösterilmesi veya taraflar arasında ölünceye kadar bakma sözleşmesi kurulmuş gibi gösterilmesidir.  Gizli işlem bağışlama iken mirasçıların sonrasında hak talep edememesi amacıyla görünürde satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapılmaktadır.

Görünürdeki işlemler, tarafların irade beyanlarına uygun olmadıkları için geçersiz olacaklardır. Gizli işlem olan bağışlamanın geçerliliği ise şekil şartına bağlıdır. Taşınmaz bağışına ilişkin sözleşmelerin tapuda resmi şekilde yapılması gerektiğinden taşınmazlara ilişkin yapılan gizli işlem şekle uygun olmadığı için geçersiz olacaktır.  

MURİS MUVAZAASI NEDENİYLE TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASI

Muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası miras bırakanın saklı paylı olsun veya olmasın bütün mirasçıları tarafından açılabilir. Davayı açacak kişinin yasal mirasçı ya da atanmış mirasçı olması da önemli değildir.

Mirasçı tek başına, sahip olduğu miras payı için tapu iptal ve tescil davası açabilir. Yani bu davanın açılması için bütün mirasçıların iştirak etmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak bu durumunda mahkeme tarafından verilen karar yalnızca davacıyı bağlayacak, dava açmayan diğer mirasçılar bu karardan yararlanamayacaklardır.

Muris muvazaası sebebiyle tapu iptal ve tescil davası, taşınmazı devralan üçüncü kişiye karşı açılır. Yani miras bırakanın muvazaalı olarak sözleşme yaptığı kişi bu davada davalı taraf olarak yer alacaktır. Bu kişinin ölmüş olması halinde dava, ölen kişinin mirasçılarına yöneltilir.

Muris muvazaası sebebiyle açılan tapu iptal ve tescil davasında genel yetki kuralları geçerlidir ve taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkili mahkemedir. Bu davadaki görevli mahkeme de genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Muris muvazaası sebebiyle tapu iptal ve tescil davası açılması herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı değildir. Ancak bu davanın açılması için miras bırakanın terekesinin açılması yani ölmüş olması gerekmektedir.

Yurtiçinde ve yurtdışında yaşayan vatandaşların Miras işlemlerini uzman Miras avukatı kadromuz ile gerçekleştirmekteyiz. Bizimle iletişime geçmek için iletişim formunu doldurabilir veya Whatsapp butonunu kullanabilirsiniz.