opening bank account Türkiye

Çifte Vergilendirilmeyi Önleme

Günümüzde pek çok gerçek kişi ve şirket birden fazla ülkede ekonomik faaliyetlerini sürdürmektedir. Birden fazla ülkede aynı kişiden, aynı dönemde, aynı vergi konusu üzerinden vergi alınması çifte vergilendirme olarak adlandırılmaktadır. Çifte vergilendirme; serbest rekabeti olumsuz etkilemesi, vergilendirmede eşitlik ilkesini zedelemesi, ülkeler arasındaki sermaye geçişlerini kısıtlaması gibi sebeplerle istenmeyen bir durumdur. Bu nedenle ülkeler çifte vergilendirilmenin önlenmesi için birtakım çalışmalarda bulunmakta ve anlaşmalara taraf olmaktadır. Bu makalemizde çifte vergilendirilmeyi önleme adımlarının yanı sıra yasal mevzuata göre uygulamaların detaylarına da yer vereceğiz.

Çifte vergilendirmenin önlenmesi için başvurulan en önemli yol ülkeler arasında yapılan anlaşmalardır. İki veya daha fazla devletin taraf olmasıyla ortaya çıkan uluslararası sözleşmeler; hangi devletin vergilendirme yetkisi olacağı, vergilendirme yetkisinin çakıştığı durumlarda çifte vergilendirmenin önlenmesi için hangi yöntemlere başvurulacağı gibi hususları düzenlemekte ve hangi gelir unsurlarının çifte vergilendirmeyi önleme kapsamına alınacağını göstermektedir.

Yabancı sermaye yatırımları ülkemizin ekonomisine kaynak sağlanması açısından son derece önem arz etmektedir. Yabancı yatırımcıların ülkemize gelmesini teşvik etmek, ticari faaliyetleri arttırmak, ekonomik ilişkileri geliştirmek ve yukarıda belirttiğimiz olumsuzlukları azaltmak amacıyla Türkiye halihazırda 86 ülke ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasına taraftır. Bu ülkeler şunlardır: Avusturya, Norveç, Güney Kore, Ürdün, Tunus, Romanya, Hollanda, Pakistan, İngiltere, Finlandiya, K.K.T.C., Fransa, Almanya, İsveç, Belçika, Danimarka, İtalya, Japonya, Birleşik Arap Emirlikleri, Macaristan, Kazakistan, Makedonya, Arnavutluk, Cezayir, Moğolistan, Hindistan, Malezya, Mısır, Çin Halk Cumhuriyeti, Polonya, Türkmenistan, Azerbaycan, Bulgaristan, Özbekistan, A.B.D., Beyaz Rusya, Ukrayna, İsrail, Slovakya,
Kuveyt, Rusya, Endonezya, Litvanya, Hırvatistan, Moldova, Singapur, Kırgızistan, Tacikistan, Çek Cumhuriyeti, İspanya, Bangladeş, Letonya, Slovenya, Yunanistan,
Suriye, Tayland, Sudan, Lüksemburg, Estonya, İran, Fas, Lübnan, Güney Afrika Cumhuriyeti, Portekiz, Sırbistan-Karadağ, Etiyopya, Bahreyn, Katar, Bosna-Hersek, Suudi Arabistan, Gürcistan, Umman, Yemen, İrlanda, Yeni Zelanda, Kanada, İsviçre, Brezilya, Avustralya, Malta, Meksika, Kosova, Filipinler, Vietnam, Gambiya, Ruanda.

Devletlerin “mukimlik” kavramları iç hukuklarına göre farklılık gösterdiğinden uluslararası anlaşmalardan yararlanmak isteyen kişiler, mukim oldukları devletin yetkili makamlarından mukimlik belgesi almalı ve bu belgeyi ilgili vergi kurumlarına sunmalıdırlar.  

Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarında vergilendirmenin yapılacağı ülkenin belirlenmesi açısından bazı ilkeler söz konusu olmaktadır.

  • İkamet ilkesine göre bir devletin egemenliğinde yaşayan kişinin gelirleri, hangi ülkeden elde edilmiş olursa olsun mukim olduğu ülkede vergilendirilmektedir.
  • Kaynak ilkesine göre ise kişinin mukim olduğu yer değil vergilendirilecek gelirin elde edildiği yer önem arz etmektedir.
  • Uyrukluk ilkesine göre kişi gelirlerini nereden elde ettiğinin önemi olmaksızın vatandaşı olduğu ülkeye vergi ödemektedir.

Bu ilkelerden herhangi biri kesin olarak tercih edilmemiştir. Anlaşma yapılan ülkeye göre ilkeler belirlenmektedir. Örneğin gelişmiş ülkelerle anlaşma yapılması halinde kaynak ilkesine ağırlık verilirken, gelişmekte olan veya gelişmemiş ülkelerle anlaşma yapıldığında ikamet ilkesine ağırlık verildiği görülmektedir.

Ülkeler arasında yapılan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarına göre çifte vergilendirilmeyi engellenmenin bazı yöntemleri vardır. Anlaşmalarda görülen bu yöntemler şu şekildedir:

  • Mahsup yöntemi: Bu yönteme göre ikamet edilen ülke vergi hesaplarken, kaynak ülkede yapılan benzer vergilendirmeyi toplam vergiden düşmektedir.
  • Matrahtan indirim yöntemi: Vergi matrahı, toplam kazançtan kanunlarca belirlenmiş giderlerin düşürülerek vergilendirilmesi gereken tutarı tanımlamaktadır. Bu yöntemde, -özellikle gelir ve servet vergilerinde- ikamet ülkesinde vergilendirmeye tabi tutulurken kaynak ülkede ödenen vergiler, toplam kazançtan indirilmekte yani kaynak ülkede ödenen vergi gider olarak gösterilmektedir.
  • İstisna yöntemi: Bu yöntemde, başka bir ülkede vergilendirmeye tabi tutulan konu, diğer ülkede vergilendirmenin dışında tutulmaktadır. İstisna yönteminin uygulanması için başka bir ülkeyle anlaşma yapılmasına gerek yoktur. Ulusal düzenlemelerle başka ülkede yapılan vergilendirme, istisna kapmasına alınabilir.

Çifte Vergilendirilmeyi Önleme Anlaşmalarında Düzenlenen Gelir Unsurları

Çifte vergilendirilmeyi önleme anlaşmalarında çeşitli gelir unsurları farklı farklı ele alınmaktadır. Bu gelir unsurlarına göre hangi ülkenin vergilendirme yetkisi olduğu tespit edilmekte veya iki ülkeye de yetki verilmektedir. İki ülkenin de gelir unsurunu vergilendirmeye yetkili olduğu durumlarda çifte vergilendirilmeyi önlenmek için bahsettiğimiz önlemlere başvurulmaktadır.

Anlaşmalarda ele alınan gelir unsurları şu şekilde sıralanabilir: Gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelirler, ticari kazançlar, uluslararası taşımacılık kazançları, temettü gelirleri, faiz gelirleri, gayri maddi hak bedelleri, sermaye değer artış kazançları, serbest meslek faaliyetlerinden elde edilen gelirler, ücret gelirleri, şirket yönetim kurulu üyelerinin gelirleri, sanatçı ve sporcu gelirleri, özel sektör çalışanlarının emekli maaşları, kamu çalışanlarının ücret gelirleri ve emekli maaşları, öğretmenler ve öğrencilerin elde ettikleri gelirler, diğer gelirler. Bu unsurların her biri sözleşmelerde ayrı ayrı ele alınmakta ve farklı ilke ve yöntemlere tabi tutulmaktadır. Örneğin Almanya ile Türkiye arasındaki Çifte Vergilendirmenin Önlenmesine İlişkin Anlaşmaya göre;

-Almanya’da yaşayan Türk vatandaşlarının kâr payından elde ettikleri gelirler Almanya tarafından vergilendirilir, Türkiye’ye ise en fazla %15 olmak üzere sınırlı bir vergilendirme yetkisi tanınmıştır. Türkiye’de ödenen vergi, Almanya’da ödenen vergiden mahsup edilecektir.

Serbest meslek kazançları ise Türkiye’de yerleşik bir iş yeri varsa veya 12 aylık faaliyet süresinin en az 183 günü Türkiye’de geçiyorsa Türkiye’de vergilendirilecek ve söz konusu kazançlar Almanya’da vergiden istisna edilecektir. Örnekten de anlaşılacağı üzere her bir kalem için farklı düzenlemeler bulunmaktadır.

Almanya’da yaşayan vatandaşların, Türkiye’de şirket kuruluşu ve vergilendirilmeleri işlemleri için uzman şirket kuruluşu avukatları kadromuz ile hizmet vermekteyiz. Bizimle iletişime geçmek için iletişim formunu veya Whatsapp butonunu kullanabilirsiniz.