Türkiye’de yasalarla düzenlenmiş olan iş hukuku, işverenlerin çalışanları işten çıkarmalarına ancak belirli koşullar altında izin verir. İş akdini sonlandırarak işten çıkarmanın yasal olduğu durumlar 4857 no’lu İş Kanunu çerçevesinde aşağıdaki gibi özetlenebilir. Bu durumlar geçerli ise işe iade davası açmak söz konusu olmayabilir:
Performans Düşüklüğü: İşçinin işyerindeki performansı düşükse ve bu durum düzeltilmezse, işveren işçinin işine son verebilir.
İşyeri Hırsızlığı veya Disiplinsiz Davranışlar: İşçi, işyerinde hırsızlık yapıyorsa veya disiplinsiz davranışlarda bulunuyorsa, işveren işçinin işine son verebilir.
İşyerinin Kapatılması: İşveren, işyerini kapatma kararı aldıysa, işçinin işine son verilebilir.
Sağlık Nedenleri: İşçi, sağlık nedenleriyle çalışmaya devam edemiyorsa, işveren işçinin işine son verebilir
İşçinin Ölümü: İşçinin ölümü durumunda, iş sözleşmesi sona erer.
Muvazzaf Askerlik: İşçinin muvazzaf askerliği (vatani görev olarak zorunlu askerlik) durumunda, iş sözleşmesi sona erebilir..
Kadın İşçinin Evliliği: Kadın işçinin evlendiği için evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesinin feshi durumunda, iş sözleşmesi sona erer. .
Yaşlılık, Emeklilik ve Malullük Aylığı Almak Amacıyla İşten Çıkarma: İşçi, yaşlılık, emeklilik ve malullük aylığı almak amacıyla iş sözleşmesini feshederse, iş sözleşmesi sona erer.
Bu durumlar, işten çıkarmanın yasal olduğu genel durumları temsil eder.
Öte yandan iş sözleşmesinin feshedilmesinde işçinin yetersizliği veya davranışları sebep gösteriliyorsa işveren işçinin savunmasını almak durumundadır. Bu konunun detayları için bir başka blog yazımız olan İşçinin Savunmasının Alınması başlığını inceleyebilirsiniz.
İşten Çıkarılan Bir Çalışanın Haksız Fesih Davası Açma Seçenekleri Nelerdir?
İşten çıkarılan bir çalışanın İşe iade davasıya da “haksız fesih davası” açma seçenekleri yukarıda bahsi geçen 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, 30 veya daha fazla işçinin çalıştığı işyerlerinde en az 6 ay kıdemi bulunan ve belirsiz süreli iş akdi ile çalışan işçinin iş akdi, işveren tarafından geçerli bir nedene dayanmaksızın veya gösterilen sebebin geçerli olmaması halinde, işçinin fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurması zorunludur. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.
İşe iade davasında, feshin geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığı, işçinin işe iadesine karar verilmesi halinde işçinin işe başlatılıp başlatılmayacağı, işe başlatılmaması halinde işçiye ödenmesi gereken tazminatlar gibi hususlar değerlendirilir.
İşe iade davasında, feshin geçerli bir nedene dayanmadığının tespit edilmesi halinde, işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşveren işçiyi işe başlatmazsa, işçiye en az 4 en çok 8 aylık ücret tutarında iş güvencesi tazminatı ödemekle yükümlüdür.
- Tazminat davası: İşe iade davası açmadan önce işçi, ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, işe başlatmama tazminatı gibi tazminatların ödenmesi için işverene başvurabilir. İşverenin bu tazminatları ödememesi halinde, işçi tazminat davası açabilir.
- Diğer davalar: İşverenin iş akdini feshinde haksız bir eylemde bulunması halinde, işçi, işverene karşı manevi tazminat davası da açabilir. Bu dava, işçinin kişilik haklarına saldırıda bulunulması halinde açılabilir.
İşe iade davası, işçinin en çok tercih ettiği seçenektir. Bu davanın açılabilmesi için işçinin bazı şartları taşıması gerekir. Bu şartlar şunlardır:
- 30 veya daha fazla işçinin çalıştığı bir işyerinde çalışması gerekir.
- Belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışması gerekir.
- En az 6 aylık kıdemine sahip olması gerekir.
- İşverenin, feshi geçerli bir nedene dayandırmaması veya gösterilen sebebin geçerli olmaması gerekir.
İşe iade davasında işçinin haklı çıkması halinde, işveren işçiyi işe başlatmak zorundadır. İşveren işçiyi işe başlatmazsa, işçiye en az 4 en çok 8 aylık ücret tutarında iş güvencesi tazminatı ödemekle yükümlüdür.
İşe İade Davası Açma Süresi
İşe iade davası açma süresi de yukarıda bahsi geçen 4857 sayılı İş Kanunu’nda düzenlenmiştir. Buna göre, “iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren” bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir.
Diğer bir deyişle işe iade davası açma süresinin başlangıcı, fesih bildiriminin işçiye tebliği tarihidir. Fesih bildirimi, işçiye yazılı olarak yapılmalıdır. Bildirimde, fesih nedeninin açıkça belirtilmesi gerekir. Fesih nedeninin belirtilmemesi veya soyut ifadeler içermesi halinde, feshin geçerli bir nedene dayanmadığı kabul edilir.
İşe iade davası açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Arabuluculuk görüşmeleri, tarafların iş sözleşmesinin devamını sağlamaya yönelik bir uzlaşma zemini oluşturmak amacıyla yapılır. Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşmaya varılması halinde, bu anlaşmaya tarafların uyması gerekir.
Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşmaya varılamaması halinde, işçi işe iade davası açabilir. İşe iade davasında, feshin geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığı, işçinin işe iadesine karar verilmesi halinde işçinin işe başlatılıp başlatılmayacağı, işe başlatılmaması halinde işçiye ödenmesi gereken tazminatlar gibi hususlar değerlendirilir.
İşe iade davasında, feshin geçerli bir nedene dayanmadığının tespit edilmesi halinde, işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşveren işçiyi işe başlatmazsa, işçiye en az 4 en çok 8 aylık ücret tutarında iş güvencesi tazminatı ödemekle yükümlüdür.
İşe iade davası açma süresi, hak düşürücü süredir. Bu sürenin geçirilmesi halinde, işçinin işe iade davası açma hakkı ortadan kalkar.
Eğer iş akdinize haksız yere son verildiyse, yasal seçeneklerinizi öğrenmek ve değerlendirmek üzere Fidelis Avukatlık ve Hukuk bürosunun deneyimli iş hukuku ve işçi avukatları ile görüşebilirsiniz. İş hukuku oldukça karmaşık bir alan olduğundan, Fidelis Hukuk Bürosunun deneyimli avukatları size rehberlik ederek süreci doğru yönlendireceklerdir.

