Serbest Bölgeler Kanununa göre Serbest Bölge Şirket Kuruluşu; ihracata yönelik yatırım ve üretimi teşvik etmek, doğrudan yabancı yatırımları ve teknolojini girişini hızlandırmak, işletmeleri ihracata yönlendirmek ve uluslararası ticareti geliştirmek amacıyla kurulurlar. Serbest bölgelerin, kamu kurum ve kuruluşlarınca, yerli veya yabancı gerçek veya tüzel kişilerce kurulmasına, işletilmesine Cumhurbaşkanınca karar verilir. Bu nedenle serbest bölgede faaliyet gösterecek kişiler için yerli veya yabancı sermaye sınırlaması olmadığından bu bölgenin sağladığı avantajlar açısından da (teşvikler ve vergi muafiyeti) yerli veya yabancı sermaye ayrımı yapılmayacaktır.
Türkiye’de serbest bölgeler ülkenin diğer kısımlarından ayrı tutulmuş olup bu bölgelere ticari faaliyetler ve üretimde artış için daha geniş avantajlar tanınmıştır. Bu bölgelere bulundukları ülkelerin gümrük, maliye veya dış ticaret hükümleri ya kısmen uygulanır veya uygulanmaz.
Ülkemizde serbest bölgeler; teknolojinin geliştirilmesi olanağına ve sermayenin büyümesine katkı sağlayacak zeminin oluşturulması, sanayide ihtiyaç duyulan hammadde ve ara parçaların hızlı bir şekilde ve yeterli miktarına ulaşımın uygun olması, tanınan avantajların ve teşviklerin maliyeti düşük mal üretiminin önünü açması, malların ihracatını hem hızlandıran hem de kolaylaştıran bir basamak olmasından kaynaklı, şartları sağlayan şirketler açısından rağbet gören bir uygulama olmuştur. Fidelis Hukuk Bürosu olarak bu yazımızda, serbest bölgede şirket kurmanın avantajlarını ve şirket kurulumu için dikkat edilmesi gereken hususları ele alacağız.
SERBEST BÖLGE ŞİRKET KURULUŞU AVANTAJLARI
Serbest bölgenin sağladığı imkânlardan ilki vergilendirmeler için getirilen birtakım istisnalardır. Serbest bölgede üretim faaliyeti gösteren kullanıcılar, bu bölgede elde ettikleri kazançları için kurumlar vergisi veya gelir vergisi ödeme yükümlülüğü altında değildir.
Aynı zamanda kullanıcı serbest bölgede istihdam edilen çalışanlarına ödediği ücretler bakımından da, serbest bölgede üretilen ürünlerinin FOB (free on board) bedelinin en az %85’ini yurt dışına ihraç etmesi kaydıyla, gelir ve kurumlar vergisin ödemekten muaf tutulacaktır.
Yine üretim faaliyeti gösteren kullanıcılar serbest bölgedeki faaliyetlerin başlangıcı ve sürekliliği için yapılması gereken işlemler, düzenlenen sözleşmeler damga vergisi ve harçlardan müstesna sayılacaktır.
Çifte vergilendirme bakımından ise serbest bölgede faaliyet gösteren kuruluşlar Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
Bunlarla birlikte gümrük vergisi için de malın Türkiye’den veya başka ülkelerden gelmesine, serbest dolaşımda olup olmamasına göre değişiklik gösteren birtakım istisnalar mevcuttur.
İkinci olarak serbest bölgeler; temel hükümlerin uygulanması bakımından Türkiye gümrük bölgesi sayılırlar ancak gümrük usulü bakımından Türkiye gümrük bölgesi dışında olduğu kabul edilir. Bu nedenle Türkiye ve serbest bölge arasındaki alışveriş, ihracat (Türkiye’den serbest bölgeye satış) ve ithalat (serbest bölgeden Türkiye’ye satış) hükümlerine tabidir. Ancak serbest bölge ve diğer ülkeler arasındaki alışveriş için dış ticaret hükümleri uygulanmaz. Serbest bölgelerin Türkiye gümrük bölgesi sayılmamasının bir sonucu olarak Serbest Bölge kanununda belirtilen bazı Türk kanunları bu bölgelerde uygulanmayacaktır.
Uygulanmayacak hükümler başlıklı maddenin belirttiği kanunlar:
- 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun
- 4875 Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu
- 5682 sayılı Pasaport Kanunu
- 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun ölüm ve yangın halleri, kanalizasyon inşa ve tamiri ile içme, kullanma, endüstri suyunu sağlamaya ve gaz, su, elektrik sarfiyatı denetlemeye yönelik maddeleri dışında kalan hükümleri
- Gümrük ve kambiyo mükelleflerine dair mevzuat hükümleri
- Diğer kanunların, Serbest Bölgeler Kanunu’na aykırı hükümleri
- 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet Ve Seyahatleri Hakkında Kanun
- 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu
şeklinde sayılmıştır.
Üçüncü olarak serbest bölgenin para transferi ve ticaret kolaylığı için kullanıcılarına tanıdığı bazı imkânlardan bahsedilebilir. Serbest bölgede kullanıcı, elde ettiği kazancı yetkili mercilerin iznine gerek olmadan kolaylıkla transfer edebilecektir, bunun önünde hukuki bir engel bulunmamaktadır.
Ayrıca bedeli 5000 USD veya karşılığına denk gelen Türk lirasını geçmeyen Türk menşeli mallar, sarf malzemelerinin teminini kolaylaştırmak amacıyla, isteğe bağlı olarak ihracat işlemine tabi tutulmadan serbest bölgeye getirilebilecektir.
Serbest bölge ve Türkiye arasında ithalat ve ihracat hükümlerinin uygulanmasından kaynaklı serbest bölge kullanıcıları Türkiye’den KDV’siz mal ve hizmet de alabileceklerdir.
SERBEST BÖLGEDE FAALİYET RUHSATI
Serbest bölge şirket kuruluşu ve serbest bölgede faaliyette bulunabilmek için öncelikle faaliyet ruhsatı almak gerekmektedir. Bu ruhsat Ticaret Bakanlığı Serbest Bölgeler, Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel müdürlüğünden alınmalıdır. Üretim ruhsatı, alım-satım ruhsatı, depolama ruhsatı, montaj-demontaj ruhsatı, bakım onarım ruhsatı, kiralama ruhsatı ve hizmet sektörü, bankacılık sigortacılık vb. alanlara ilişkin faaliyet ruhsatları gibi faaliyetler serbest bölgede kullanıcı olmak için ruhsat verilen çalışma alanlarına örnek olarak sayılabilir.
Faaliyet ruhsatına başvurmak için öncelikle müracaat formu doldurulmalıdır ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası nezdindeki Serbest Bölgeler Özel Hesabına müracaat ücreti olan 5000 USD yatırılmalıdır. Başvuru formu, ekleri ve müracaat ücretinin hesap belgesiyle birlikte Serbest Bölge Müdürlüğüne başvurulur. Başvuruyu hem doğrudan hem de taahhütlü olarak posta yoluyla göndermek mümkündür. Serbest Bölge Müdürlüğü, bölgeyi işleten kurulun görüşünü aldıktan sonra başvuruyu Serbest Bölge Genel Müdürlüğüne kendi görüşünü de ekleyerek yönlendirir. Serbest Bölge Genel müdürlüğünün başvuruyu değerlendirmesi sonucunda olumsuz bir dönüt alan başvurucuya müracaat ücreti iade edilir. Eğer ki faaliyet izni verilmesi uygun görülmüş olursa başvurucunun 30 günlük süre içerisinde faaliyet göstereceği işyerinin temini için yapılacak sözleşmenin bir örneği ve gerekli belgeleri Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğüne iletmesi gerekir. İletilmediği halde ruhsat alma hakkı kaybedilir ve müracaat ücreti yetkili mercide irat olarak kaydedilir.
Kendisine olumlu dönüş yapılan başvurucu, faaliyet gösterebilmek için serbest bölgedeki iş yerini seçerken:
- Açık alan kiralamak
- Arazisi özel sektöre ait serbest bölgelerde ise arazi veya işyeri satın almak
Seçeneklerinden birini seçebilecektir. İlk seçenekten ilerleyen başvurucular serbest bölgede kiralama ruhsatı olan bir kuruluşla 30 gün içinde kira sözleşmesi yapmalıdır. 2. Seçenek içinse başvurucunun serbest bölgedeki işletici kuruluş ile aynı süre içerisinde satış sözleşmesi yapması gerekecektir. İşyerinin teminine yönelik olan ve ilgili Serbest Bölge Müdürlüğünce onaylanan bu sözleşmenin bir örneği Serbest bölgeler müdürlüğüne iletilir ve sözleşmeyi yapan şirketler adına faaliyet raporu düzenlenir.
SERBEST BÖLGEDE ŞİRKET KURULUMU
Serbest bölge şirket kuruluşu, serbest bölgede faaliyet gösteren, merkezi o bölgede bulunan şirketler olabildiği gibi şubeler de kurulabilir. Serbest bölgede ticari faaliyetlerini yürütmek isteyen yerli, yabancı fark etmeksizin gerçek veya tüzel kişiler, 1998/4 sayılı genelgeye uygun olarak ana sözleşme taslağında:
- Amaç ve konu başlıklı maddenin, ilgili serbest bölge faaliyetine uygun olarak belirlenmesi ve unvanın da bu doğrultuda olması
- Unvan, amaç ve konu başlıkları ve bunlarla bağlantılı kısımlarda “ihracat” ve “ithalat” sözcükleri yerine “alım” ve “satım” ibarelerinin kullanılması
- Formun alım, satım ve üretim kısımlarının amaç ve konu başlıklarıyla uyumlu olması gerektiğinden ilgili serbest bölgeye sokulması yasak olan mallara bu kısımlarda yer verilmemesi
- Şirket süresinin en az faaliyet ruhsatı kadar düzenlenmesi
- Ana sözleşme değişikliği için hem şirketin yetkili organlarının hem de Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğünün onayını alması gerektiğini belirten maddenin eklenmesi
Gibi hususlara dikkat etmekle yükümlüdürler.
Ana sözleşme taslağı, yukarıda da bahsedilen Faaliyet Ruhsat Müracaat Formu ve forma eklenmesi gereken evraklarla birlikte Serbest bölge müdürlüğüne sunulmalıdır. Son olarak; başvurunun, gönderildiği yetkili makam tarafından uygun bulunmasıyla birlikte şirket kuruluşu için gerekli olan diğer belgelerle ticaret siciline başvurulması gerekmektedir. Böylelikle serbest bölgede faaliyet göstermek isteyen şirket ticaret siciline kaydedilmiş olup artık resmi bir şekilde faaliyetlerini göstermeye başlayabilecektir.
İstanbul Serbest Bölge Şirket Kuruluşu Avukatı Arayışlarınız İçin Bize Ulaşabilirsiniz.
İstanbul’da faaliyetlerini sürdüren Fidelis Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’na ve İstanbul şirketler hukuku avukatı kadromuza Whatsapp butonundan veya İletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

